İş güvencesi hükümleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18-21. maddeleri arasında düzenlenmekte olup en az otuz işçi çalıştıran işyerlerinde belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan ve en az altı aylık kıdeme sahip işçileri kapsamaktadır. Bu kapsamdaki işçilerin iş sözleşmesi ancak geçerli bir sebebe dayalı olarak feshedilebilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2024 yılına ait kararları incelendiğinde, 'geçerli sebep' kavramının giderek daha dar yorumlandığı dikkat çekmektedir. Daire, işletmesel kararların gerçek ve tutarlı olmasını yeterli bulmakta; bunun yanı sıra fesihten önce işverenin işçiyi başka bir pozisyonda istihdam etme imkânını araştırıp araştırmadığını da sorgulamaktadır.
Performans yetersizliğine dayalı fesihlerde mahkemeler artık daha ayrıntılı bir inceleme yürütmektedir. İşverenin; hedef belirleme sürecinin şeffaflığını, performans değerlendirme ölçütlerinin önceden işçiyle paylaşılıp paylaşılmadığını ve yetersizlik tespiti yapılmadan önce iyileştirme fırsatı tanınıp tanınmadığını belgelemesi beklenmektedir. Bu unsurlardan herhangi birinin eksik olması, feshin geçersizliğine yol açabilmektedir.
Davranış nedenine dayalı fesihlerde ise savunma alma yükümlülüğü kritik önemini korumaktadır. Yargıtay, işverenin aldığı savunmanın içeriğini değerlendirdiğini ve fesih kararına etkisini incelediğini vurgulamaktadır; savunma alma işleminin bir formaliteden ibaret olmadığına dair emsal kararlar giderek artmaktadır.
Sonuç olarak işe iade davalarında başarı oranlarını etkileyen en belirleyici faktör, işveren tarafının iyi tutulmuş ve tutarlı bir belgeleme sürecidir. Fesih bildiriminde geçerli sebebin açıkça ve somut biçimde ortaya konulması, yargılama sürecindeki riski önemli ölçüde azaltmaktadır.
Hukuki Danışmanlık İçin Bize Ulaşın
Uzman ekibimizle görüşmek için hemen iletişime geçin.
İletişime Geçin